Tüm Masallar
Bir zamanlar renklerin en canlı olduğu, kuşların neşeyle şarkılar söylediği, masmavi gökyüzünün güneşle aydınlandığı bir krallık varmış. Bu krallığın adı Ayçiçeği Krallığı imiş.
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak diyarlarda küçük bir köy varmış. Bu köyde Ali adında genç bir kaz çobanı yaşarmış.
Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanın derinliklerinde, büyük bir mağarada yaşayan sevimli bir ayı varmış. Bu ayı uyumayı çok sevdiği için herkes ona “Uyuyan Ayı” dermiş.
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarlarda, yemyeşil ormanların arasında, küçük bir köy varmış. Bu köyde, Eli adında büyük, gri bir fil yaşarmış.
Uzak diyarlarda yemyeşil ağaçlarla çevrili, rengarenk çiçeklerin açtığı, kuşların neşeyle cıvıldadığı huzurlu bir ormanda sakin, meraklı ve biraz da yavaş hareket eden bir kaplumbağa yaşarmış.
Bir zamanlar çeşit çeşit ağaçlarla kaplı, kuytu köşelerle dolu Gizemli Orman adında bir orman varmış. Ormanın en bilge hayvanı ise Bilge Kurt Adamar imiş.
Bir zamanlar Kelebekler Diyarı adında, güneşin altın ışıkları altında parıldayan, her yerde renkli çiçeklerin açtığı, kuşların cıvıltılarıyla dolu bir ülke varmış.
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak diyarlarda küçük bir köyde Ali adında cesur ve meraklı bir çocuk yaşarmış.
Bir varmış, bir yokmuş, kocaman ormanların derinliklerinde, her zaman neşeli ve sıcakkanlı bir kirpi yaşarmış. Bu küçük kirpinin adı Kıvırcık’mış, çünkü dikenleri yumuşak ve kıvırcıkmış.
Bir varmış, bir yokmuş, çok uzaklarda, ağaçların gökyüzüne kadar uzandığı, rengarenk çiçeklerin her köşeyi süslediği Büyülü Orman’da Bruno adında cesurbir ayı yaşarmış.
Bir zamanlar kocaman bir şehrin ortasında Elif isiminde hayalperest bir çocuk yaşarmış. Her gece gökyüzüne bakar ve bulutların üstünde bir ülkenin var olduğunu hayal edermiş.
Bir zamanlar Arda adında, teknolojiyi çok seven ve her şeyin nasıl çalıştığını anlamak isteyen küçük bir mucit vardı. Evinin yanında bulunan küçük bir garajda çeşitli aletlerle deneyler yapmayı çok severdi.
Bir varmış, bir yokmuş. Yemyeşil ormanların ortasında, sabırlı mı sabırlı bir kaplumbağa ve her işini aceleyle yapan bir tavşan yaşarmış.
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, yemyeşil bir ormanın derinliklerinde yaşayan küçük bir peri kızı varmış.
Bir zamanlar masmavi gökyüzünün altında, yemyeşil ağaçların gölgesinde parıldayan bir göl varmış. Bu göl köyün en sakin ve en güzel yeri olarak bilinir, adına da Rüya Gölü denirmiş.
Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanın derinliklerinde, sevimli bir yavru kırmızı tilki yaşardı. Adı Tarçın’dı. Tarçın, parlak kırmızı tüyleriyle ormanın en dikkat çeken hayvanlarından biriydi.
Masal Dinle Aşağıdaki bölümden masalı dinleyebilirsiniz. Masal Oku Bir zamanlar yemyeşil bir ormanın ortasında küçük…
Bir zamanlar küçük bir kasabada, büyük mavi gözleri, siyah renkli saçları ve tatlı gülümsemesiyle herkesin sevgisini kazanan Ayşe adında sevimli bir kız çocuğu yaşarmış.
Bir zamanlar, yeşillikler içinde büyük bir bahçesi olan küçük bir köyde yaşayan Meraklı Kedi Miyo adında bir kedi varmış. Miyo, adı gibi gerçekten de çok meraklıymış.
Bir zamanlar, yeryüzünün üstünde, bulutların arasında gizlenmiş bir krallık vardı. Bu krallık gökyüzünün engin mavilikleri içinde süzülürdü.
Bir zamanlar, yemyeşil ormanların ortasında büyük bir ayı yaşardı. Bu ayı, kocaman gövdesi ve gür sesiyle ormanın en korkutucu hayvanlarından biriydi.
Bir zamanlar, bir ülkede, yüksek tepeleri bulutlarla örtülü olan Zümrüt Dağı bulunurdu. Adını eteklerinden zirvesine kadar uzanan yemyeşil zümrüt kayalarından almıştı.
Bir zamanlar, Filo isminde, ormanın en neşeli hayvanlarından biri olan küçük bir fil yaşarmış. Kocaman kulakları ve sevimli gövdesiyle ne kadar cesur olsa da, karanlıktan çok korkarmış.
Bir varmış, bir yokmuş, mavi suların derinliklerinde yaşayan Zeki Yunus adında bir yunus varmış. Zeki Yunus denizdeki diğer canlılar tarafından çok sevilirmiş.