Tüm Masallar
Bir varmış, bir yokmuş… Uzak, çok uzak diyarlarda yemyeşil ağaçların göğe yükseldiği, kuş cıvıltılarının melodiler oluşturduğu büyüleyici bir ormanda mutlu bir ayı ailesi yaşarmış.
Bir zamanlar yeşilliklerle kaplı geniş bir vadide, Alacatepe Köyü adında küçük ama huzurlu bir köy vardı. Bu köy bereketli meraları ve dağların eteğinde otlayan koyun sürüleriyle ünlüydü.
Bir zamanlar yemyeşil bir ormanın derinliklerinde Çıtır adında şen şakrak bir çekirge yaşardı. Ormanın en neşeli canlılarından biriydi.
Bir varmış, bir yokmuş… Yemyeşil ağaçların arasında uzanan geniş bir ormanda küçük bir kirpi ailesi yaşarmış. Bu ailenin en meraklı üyesi olan Kiki ise henüz 1 yaşındaymış.
Bir zamanlar çiçeklerle bezeli geniş çayırların arasında yer alan büyük bir arı kovanı vardı. Bu kovan ormandaki en düzenli ve en çalışkan arı topluluğuna ev sahipliği yapıyordu.
Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, yemyeşil ormanların, masmavi gökyüzünün altında Arda adında bir çocuk yaşarmış. Oldukça meraklı, hayal gücü geniş bir çocukmuş ama bazen kendini mutsuz, sinirli ya da korkmuş hissedermiş.
Bir varmış, bir yokmuş. Uzaklarda, güneşin altın ışıklarıyla parladığı, rüzgârın yapraklarla şarkı söylediği bir orman varmış. Ormanda yaşayan canlılardan biri de Pırpır adında minik ve cıvıl cıvıl bir kelebekmiş.
Bir varmış, bir yokmuş. Yemyeşil bir vadide neşe dolu hayvanların yaşadığı bir çiftlikte, Sarı isminde herkesin tanıdığı minik bir civciv yaşarmış. Meraklı ve cesur bir civcivmiş ama bazen biraz aceleci de olabiliyormuş.
Bir zamanlar yemyeşil bir ormanın kenarında Elif adında minik bir kız yaşarmış. Elif yedi yaşında, cesur, sevgi dolu ve meraklı bir kızmış. Gözleri boncuk gibi parlarmış ve her gün doğaya ve yaşadığı dünyaya karşı büyük bir sevgiyle dolu uyanırmış.
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarlarda, yemyeşil kırların arasında, cıvıl cıvıl kuş seslerinin yankılandığı, güneşin sarı ışıklarıyla aydınlanan bir çiftlikte Kıvırcık adında rengarenk tüyleriyle dikkat çeken sevimli bir horoz yaşarmış.
Bir zamanlar yemyeşil bir vadide yaşayan meraklı bir inek varmış. Adı Minna’ymış. Vadideki en sevimli ineklerden biriymiş ama aynı zamanda biraz inatçıymış. Kendi fikirlerine çok bağlıymış ve bu yüzden de başkalarının söylediklerini bazen hiç dinlemezmiş.
Bir zamanlar çölün derinliklerinde Kum adında genç bir deve yaşardı. Adını çöle rengine hayran olan annesi vermişti ona. Tüyleri de tıpkı çöl kumları gibi yumuşak ve parlak bir kahverengi tonundaydı.
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarların birinde Kiko adında küçük ve sevimli bir eşek yaşarmış. Tüyleri gri, gözleri ise kocaman ve parlakmış. Ancak Kiko kendini sürekli diğer hayvanlarla kıyaslarmış.
Bir varmış, bir yokmuş… Yeşil tepelerin uzandığı, derin vadilerin ve kocaman çiçek tarlalarının bulunduğu bir köyde, diğer koyunlardan farklı olduğunu düşünen bir küçük koyun yaşarmış. Bu küçük koyunun adı Pamuk imiş.
Bir varmış, bir yokmuş… Yeşil, geniş çayırlarda mutlu bir şekilde yaşayan bir tavuk varmış. Bu tavuğun adı Lili’ymiş. Her zaman etrafındaki şeyleri farklı gözlerle görür, herkesin sıradan bulduğu olaylarda yeni fikirler keşfetmeyi çok severmiş.
Bir zamanlar yemyeşil ormanların ortasında sevimli Timi adnda bir tavşan yaşardı. Bembeyaz tüyleri, kocaman gözleri ve her zaman neşeli bir gülümsemesiyle herkesin sevgisini kazanmıştı. Ancak Timi’nin düşünmeden hareket etmek gibi bir alışkanlığı vardı!
Bir varmış, bir yokmuş… Uzaklardaki yemyeşil bir ormanda köpeklerin yaşadığı bir köy varmış. Bu köyde her türden köpek yaşarmış. Bunlardan birisi de köyün en cesur köpeklerinden biri olan Pati imiş.
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, yemyeşil ormanların kenarında, küçük ve sımsıcak bir köyde yaşayan sevimli mi sevimli bir kedi varmış. Bu kedinin adı Minnoş’muş.
Bir varmış, bir yokmuş. Uzaklarda, yemyeşil çayırlardan, kocaman ağaçlardan ve serin derelerden oluşan büyüleyici bir ormanda **Kora** adında küçük bir karınca yaşarmış.
Bir varmış, bir yokmuş… Masmavi bir gölün kıyısında yaşayan cesur ve yardımsever bir ördek varmış. Bu ördeğin adı Dodo’ymuş. Parlak sarı tüyleri ve neşeli bakışlarıyla göldeki herkesin sevgilisiymiş.
Bir varmış, bir yokmuş, yemyeşil ağaçların göğe uzandığı, kuşların cıvıldaşarak uçtuğu, nehirlerin şırıl şırıl aktığı bir orman varmış. Bu ormanın en sevimli sakinlerinden biri de küçük bir sincapmış. Adı **Mini**’ymiş.
Bir varmış, bir yokmuş, uzak diyarlarda, koca ormanların hakimi olan güçlü ve cesur bir aslan yaşarmış. Ormanın en güçlü hayvanı olduğu için herkes ona saygı duyar ve onun yolundan çekilirmiş.
Yemyeşil bir ormanın ortasında, kocaman bir gölün kenarında yaşayan Kıvrık adında tatlı mı tatlı bir kaz varmış. Kıvrık ince uzun boynu ve kocaman beyaz kanatlarıyla herkesin sevdiği neşeli ve meraklı bir kazmış.
Bir zamanlar uzak diyarların birinde rüzgarın şarkı söyleyerek estiği, kuşların dans ettiği ve bulutların yumuşacık pamuk tarlaları gibi gökyüzünü süslediği büyülü bir yer vardı. Bu diyarın sakinlerinden en ünlüsü ise hiç kuşkusuz Kaptan Pofuduk idi.