Bir zamanlar, uzak diyarlarda Benekli Orman adı verilen büyülü bir yer vardı. Burada yaşayan tüm hayvanlar sıradışı görünüşlere sahipti. Kimisinin parlak mavi tüyleri, kimisinin ışıldayan pulları vardı. Fakat ormanda yaşayan en ilginç yaratık şüphesiz ki Minik Moz idi. Uzun kolları, ince bacakları ve kocaman kulaklarıyla oldukça dikkat çekiyordu. Asıl özelliği ise gövdesini kaplayan rengârenk beneklerdi. Bu benekler her gün farklı renklere bürünüyor ve ışıldıyordu.
Ancak bir sabah aynaya baktığında beneklerinin solduğunu fark etti! Parlak renkler yerini soluk ve cansız tonlara bırakmıştı. Moz endişeyle Yaşlı Karga‘nın sözlerini hatırladı:
Minik Moz, beneklerin sadece süs değildir. Onlar senin içindeki ışığın bir yansımasıdır. Eğer solarlarsa içinde bir şeyler eksiliyor demektir!
Aklına en iyi arkadaşı Fırıldak Sincap geldi. Hemen ona koştu.
“Fırıldak! Beneklerim soluyor! Ne yapacağım?” diye sordu.
Fırıldak kuyruğunu telaşla sallayarak düşündü. “Hmm… Belki Benek Dağı’na gitmelisin! Orada büyülü bir taş varmış, belki sorununun cevabı ondadır!” diye cevap verdi.
Moz fazla düşünmeden kararını verdi. “Hadi öyleyse! Birlikte Benek Dağı’na gidiyoruz!” dedi ve böylece büyük macera başladı.
Sihirli Çalılar Vadisi

Yolculuğun ilk durağı Sihirli Çalılar Vadisi idi. Burada yaşayan konuşan bitkiler, yolculara bilmeceler sorarak onları test ederdi. Moz ve Fırıldak çalıların arasından geçerken aniden bir ses duyuldu:
“Hey! Buradan geçmek için bilmeceyi çözmelisiniz! Ancak o zaman yolunuz açılır!“
Önlerinde, yaprakları göz şeklinde olan yaşlı bir çalı belirdi.
“İşte bilmeceniz:” dedi bilge çalı. “Geceleri parlarım ama yıldız değilim. Sabahları kaybolurum ama düş değilim. Ben neyim?”
İki arkadaş birbirlerine baktı. Sincap Fırıldak hemen atıldı ve “Ateşböceği!” dedi.
Çalı kahkahayla güldü. “Yanlış! Tekrar deneyin.” diye karşılık verdi.
Moz bir an düşündü sonra yüzü aydınlandı: “Ay! Cevap ay!”
Çalı mutlu bir şekilde dallarını salladı. “Tebrikler! Yolunuz açık olsun!” dedi ve bu sayede Moz ve Fırıldak heyecanla yollarına devam ettiler.
Gizemli Mağara ve Gölge Canavarı

İlerlerken önlerine karanlık ve ürkütücü bir mağara çıktı. Her ne kadar içeriden garip homurtular gelse de içeri girmeleri gerektiğini biliyorlardı. Fırıldak korkarak geri çekildi ve “Belki de buradan geçmesek daha iyi olur…” dedi.
Ama Moz cesurca ilerledi. “Hayır, korkmayalım! Yolumuza devam etmeliyiz.” diyerek yürümeye devam etti. İçeri girdiklerinde duvarlarda yansıyan gölgeler hareket etmeye başladı. Ve aniden mağaranın derinliklerinden büyük bir gölge canavarı belirdi!
“Beni rahatsız etmeye mi geldiniz? Buraya kadar geldiğinize göre çok cesur olmalısınız!” diye gürledi canavar.
Moz cesaretle bir adım öne çıktı. “Sadece Benek Dağı’na gitmek istiyoruz. Lütfen yolumuzu aç!” dedi.
Gölge Canavarı bir süre sessiz kaldı, sonra gülümsedi. “Eğer geçmek istiyorsanız korkularınızı yenmelisiniz!” dedi.
Moz derin bir nefes aldı, ne yapması gerektiğini düşündü ve sonra korkmadan canavara doğru bir adım attı. O anda gölge dağıldı ve yerinde yaşlı, sevimli bir kaplumbağa belirdi!
“Hahaha! Tebrikler! Korkularınla yüzleştin. Yolunuz açık!” diye güldü kaplumbağa.
Moz ve Fırıldak hızla mağaradan çıktı ve yollarına devam etti.
Benek Dağı ve Büyük Sır

Sonunda Benek Dağı‘na ulaştılar. Zirvede parlayan kristal bir taş duruyordu. Moz taşa doğru yaklaşınca taşın içinden büyülü bir ses yankılandı:
“Minik Moz, beneklerin sadece renk değil, senin cesaretinin ve iyiliğinin yansımasıdır. Eğer içindeki sevgiyi, cesareti ve dostluğu kaybedersen beneklerin solar!”
Moz bir an durdu ve düşündü. Son zamanlarda korkularına kapılmış, kendi içindeki ışığı unutmuştu. Ama bu yolculuk ona cesaretin, dostluğun ve inancın önemini hatırlatmıştı. İşte o anda Moz’un benekleri eski parlak renklerine dönmeye başladı.
Sevinçle zıpladı ve “Başardım! Beneklerim geri geldi!” diye bağırdı. Fırıldak da sevinçle kuyruğunu salladı. “Evet! Çünkü sen kendi içindeki ışığı hatırladın! diye arkadaşının sevincine ortak oldu.
İkili zaferle ormanlarına döndü. Ve Moz, artık sadece benekleriyle değil, cesur kalbi ve dost canlısı ruhuyla da herkesin sevgisini kazandı. O günden sonra ne zaman benekleri solacak gibi olsa Moz içindeki cesareti hatırladı… Ve yeniden parladı!

Öneri: Bu masala benzer masal okumak için Uyku Masalları ve Uzun Masallar sayfalarımızı inceleyebilirsiniz.