Bir varmış, bir yokmuş… Uzak diyarlarda, şırıl şırıl akan derelerin arasında gizlenen, kuşların şarkılar söylediği, kelebeklerin dans ettiği, yemyeşil ağaçların gökyüzüne uzandığı bir orman varmış. Bu ormanda en neşeli, en çalışkan ve en azimli hayvanlardan biri olan küçük bir kunduz yaşarmış. Adı Kunduz Dişlek imiş.
Dişlek diğer kunduzlardan biraz farklıymış. Ön dişleri o kadar büyükmüş ki bazen konuşurken kelimeleri eğlenceli bir şekilde yuvarlıyormuş. Ama en büyük farkı hiç pes etmeyen yapısıymış. Ne kadar zor olursa olsun başladığı işi mutlaka bitirirmiş. Kütük taşırken yorulsa bile devam eder, baraj yaparken su sızdırsa bile çözüm bulurmuş. Ama bazen tüm çabasına rağmen işler yolunda gitmezmiş…
En büyük hayali ormandaki en sağlam ve en görkemli kunduz barajını inşa etmekmiş. Çünkü dedesi ona hep “Gerçek bir kunduz, en güçlü barajı yapandır!” dermiş. Ve Dişlek dedesinin sözünü yerine getirmek için her gün daha çok çalışırmış.
Dişlek’in Arkadaşları

Ormanda Dişlek’in dostları da varmış:
Bunlardan birisi Büyük Baykuş‘muş. Her şeyi bilirmiş. Akıllı mı akıllı, kocaman gözleriyle gece gündüz herkesi izler, her konuda öğütler verirmiş. Ama bazen birazcık fazla konuşurmuş!
Diğer arkadaşı Pofuduk Tavşan‘mış. Yemyeşil çayırların neşesi! Zıp zıp zıplamayı çok severmiş ama birazcık da korkakmış. En ufak seste kulaklarını dikiverir, saklanacak bir delik ararmış.
Başka bir arkadaşı Çıtır Sincap‘mış. Ormanın en hızlısı! Fındık kabuklarını tık tık kırar, dalların arasında rüzgar gibi koşarmış. Ama bazen fazla sabırsız olurmuş.
Ve diğer bir arkadaşı da Gak Guk Karga‘ymış. Esprileri hiç bitmeyen, şakacı bir karga! Ama sözlerine dikkat etmek gerekirmiş, çünkü bazen şaka yaparken işleri karıştırırmış.
İşte Dişlek ve dostları her gün ormanda maceradan maceraya koşarmış. Ama bir gün ormanda her şeyi değiştiren büyük bir olay olmuş…
Kaybolan Nehir

Günlerden bir gün Dişlek yeni barajını inşa etmek için nehrin kıyısına gitmiş. Ama o da ne? Şırıl şırıl akan, balıkların içinde dans ettiği nehir neredeyse kurumuştu. Yosunlar güneşte kuruyup çatlamış, nehir kenarında yaşayan küçük canlılar telaş içinde sağa sola koşturuyormuş.
Dişlek gözlerine inanamamış. “Bu nasıl olur?!” diye düşünmüş. “Nehir olmadan nasıl barak yapacağım? Su nereye gitmiş olabilir ki?” diye kendi kendine mırıldanmış.
Koşa koşa arkadaşlarına gitmiş.
“Nehir kurumuş! Nehir olmadan nasıl baraj yaparım?” diye bağırmış Dişlek.
Büyük Baykuş, “Hmm… Bu sıradan bir olay değil. Nehir kendi kendine kaybolmaz.” demiş.
Gak Guk Karga, “Belki de dev bir balık her şeyi yuttu! Hahaha!” diye dalga geçmiş.
Pofuduk Tavşan ise “Ya suyu içen kocaman bir canavar varsa?!” diye telaşlanmış.
Bu ihtimal herkesin tüylerini ürpertmiş. Ama Dişlek pes etmemiş. “Bu işi çözeceğim!” demiş ve arkadaşlarıyla birlikte nehrin kaynağına doğru yola çıkmış.
Kayıp Suların İzinde

Ormanın derinliklerine doğru ilerledikçe işler daha da garipleşmeye başlamış. Önce ağaçların gövdelerinde tuhaf, parlayan izler görmüşler. Sanki bir şey buralardan geçmiş gibiymiş… Sonra toprak yumuşadığını ve sanki suyun yönünün değiştiğini farketmişler. Ve en sonunda kocaman taşlarla kapatılmış bir dere yatağı bulmuşlar!
“Bakın! Burada taşlar suyun önünü kapatmış!” diye bağırmış Çıtır Sincap.
Dişlek, “Bu taşları kim koymuş olabilir?” diye karşılık vermiş.
Büyük Baykuş ise “Bunun için biraz daha ilerlememiz gerek…” demiş ve böylece yola devam etmişler. Sonunda gizemli bir mağaraya ulaşmışlar. Mağaranın içinden bir ses geliyormuş…
Suyu Çalan Gizemli Yaratık

Mağaranın içine girdiklerinde gözlerine inanamamışlar! Bir grup tuhaf, pofuduk, mavi yaratık, suları büyük bir havuzda topluyormuş.
Dişlek, “Kim bunlar?” diye sormuş.
“Bunlar Su Pofudukları! Efsanelerde geçerler ama gerçek olduklarını kimse bilmiyordu!” diye cevap vermiş Büyük Baykuş.
Su Pofudukları suyu çok sever ve hep yanlarında tutmak istermiş. Ama nehrin kurumasına sebep olduklarının farkında değillermiş.
Dişlek, “Nehir olmadan ormandaki herkes zor durumda kalır. Suya sizin de ihtiyacınız olduğu bizim de ihtiyacımız var!” demiş.
Pofuduklar üzgün bir şekilde göz kırpmış ve neye sebep olduklarını anlamışlar. Ama suyu nasıl paylaşabiliceklerini bilmiyorlarmış.
Azim ve Çözüm

Dişlek hemen plan yapmış. Eğer taşları kaldırır, suyu eski yoluna döndürür ve Su Pofuduklarına da küçük bir gölet yaparsa herkes mutlu olurmuş! Ve zorlu ama harika bir macera başlamış:
Dişlek ve Çıtır Sincap taşları yerinden oynatmış. Pofuduk Tavşan suyun yönünü kontrol etmiş. Büyük Baykuş nerede ne yapılması gerektiğini söyleyerek arkadaşlarını yönlendirmiş. Gak Guk Karga ise yaptığı şakalarla herkesi neşelendirmiş!
Günler süren çalışmadan sonra su yeniden akmaya başlamış. Ve Su Pofudukları için de küçük bir gölet yapılmış.
Dişlek sonunda hayalini kurduğu barajı da inşa edebilmiş! Ama en önemlisi asla pes etmemek gerektiğini anlamış.
Ve o günden sonra, ormanda su hiç tükenmemiş. Çünkü herkes paylaşmanın ve çalışmanın önemini öğrenmiş.
Öneri: Bu masala benzer masal okumak için 6 Yaş Masalları ve 7 Yaş Masalları sayfalarımızı inceleyebilirsiniz.