Bir varmış, bir yokmuş, uzak diyarlarda, koca ormanların hakimi olan güçlü ve cesur bir aslan yaşarmış. Ormanın en güçlü hayvanı olduğu için herkes ona saygı duyar ve onun yolundan çekilirmiş.
4 Yaş Masalları
Yemyeşil bir ormanın ortasında, kocaman bir gölün kenarında yaşayan Kıvrık adında tatlı mı tatlı bir kaz varmış. Kıvrık ince uzun boynu ve kocaman beyaz kanatlarıyla herkesin sevdiği neşeli ve meraklı bir kazmış.
Bir zamanlar uzak diyarların birinde rüzgarın şarkı söyleyerek estiği, kuşların dans ettiği ve bulutların yumuşacık pamuk tarlaları gibi gökyüzünü süslediği büyülü bir yer vardı. Bu diyarın sakinlerinden en ünlüsü ise hiç kuşkusuz Kaptan Pofuduk idi.
Bir zamanlar yemyeşil vadilerin uzandığı ormanların derinlerinde büyük bir çiftlikte yaşayan Doru adında bir at varmış. Doru güçlü bacakları, parlak kahverengi kürkü ve upuzun yelesiyle çiftlikteki en hızlı atmış.
Bir varmış, bir yokmuş… Uzaklardaki yemyeşil ormanların arasında, kocaman bambu ağaçlarının gölgesinde yaşayan tatlı bir panda varmış. Bu pandanın adı Pomi’ymiş.
Bu masal, hırslı olmanın insanı yalnızlaştırdığını ve tehlikelere attığını ancak paylaşmanın, yardımlaşmanın ve birlikte eğlenmenin ise hayattaki en değerli şeylerden birisi olduğunu anlatıyor.
Bu masal çocuklara hayvanlara duyulan sevginin ne kadar önemli olduğunu ve onların da insanlar gibi sevgiye ve şefkate ihtiyaç duyduğunu anlatıyor.
Bir varmış, bir yokmuş, yemyeşil ormanın derinliklerinde, minik bir yuvasında yaşayan Cesur adında bir fare varmış. Cesur adından da anlaşılacağı gibi oldukça cesur ve meraklıymış.
Bir varmış, bir yokmuş. Ormanın derinliklerinde, Tobi isminde, küçük, sevimli bir tavşan yaşarmış. Çok neşeli ve oyun oynamayı seven bir tavşanmış ama çalışmayı hiç sevmiyormuş!
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, gökyüzünde bulutların üstünde yaşayan küçük bir peri varmış. Bu perinin adı Şirin’miş.
Bir sonbahar akşamıydı. Rüzgâr hafifçe ağaçların sararmış yapraklarını savuruyor, yapraklar adeta dans ederek yere düşüyordu. Küçük bir kasabanın kenarındaki ormanda yaşayan tilki Karamel, yuvasının önünde oturmuş, sonbaharın getirdiği huzuru izliyordu.
Bir zamanlar uçsuz bucaksız ormanların derinliklerinde, diğer hayvanlar arasında cesareti ve gücüyle tanınanan, Rüzgar isminde cesur ve güçlü bir aslan yaşarmış.
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, küçük bir köyde Emre adında yalnız bir çocuk yaşarmış. Emre’nin anne ve babası çok çalıştıkları için Emre sık sık yalnız kalırmış.
Bir zamanlar yemyeşil ormanların derinliklerindeki bir göl kenarında Tıstıs isimli bir kaz ve Gakgak isimli bir karga yaşarmış. Bu ikisi arasındaki dostluk o kadar kuvvetliymiş ki her zaman beraber vakit geçirirlermiş.
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, yemyeşil ağaçların arasında huzurla yaşayan, Cesur adında minik bir kaplumbağa varmış.
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak diyarlarda yemyeşil tepelerin arasında küçük bir köy varmış. Bu köyde Mehmet isminde, tüm köylülerin sevgisini kazanmış, çalışkan mı çalışkan bir çocuk yaşarmış.
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, yemyeşil bir ormanın derinliklerinde, kocaman ve yüksek bir ağaç varmış.
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, yeşil ormanların içinde Tavşan Tora adında bir tavşan yaşarmış. Diğer hayvanlardan farklı olarak çok çalışkan bir yapısı varmış.
Bir zamanlar yemyeşil bir ormanda cıvıl cıvıl kuşların yaşadığı huzurlu bir yuva varmış. Bu yuvada Minik adında bir kuş da yaşarmış.
Bir zamanlar uçsuz bucaksız çiçeklerle dolu bir vadide, Mara adında minik ve cesur bir arı yaşarmış.
Bir varmış, bir yokmuş, uzak diyarlarda, sadece dondurmalardan yapılmış Dondurma Şehri isimli bir şehir varmış. Binalar, yollar, hatta ağaçlar bile dondurmaymış!
Bir varmış, bir yokmuş… Meksika’nın sıcak güneşi altında yaşayan Chico adında kıpkırmızı, minicik bir acı biber varmış. Chico’nun tek amacı dünyanın en büyük partilerini yapmakmış!
Bir sabah, hava daha önce hiç olmadığı kadar soğuktu. Elif yatağından kalkarken pencereden dışarı baktı ve gözlerine inanamadı. Dışarıda her yer beyaza bürünmüştü.
Bir varmış, bir yokmuş. Yemyeşil ormanların içinde küçük bir köy varmış. Bu köyde Can adında meraklı ve maceracı bir çocuk yaşarmış.